Zıplanacak içerik

Bloglar

Seçilmiş Blog Başlığı

  • simin

    Bağnu...

    Gönderen: simin

    2016/20 ocak akşam 21:00 Son konuşmamız sen bu dünyadan gitmeden 5 gün önceymiş... bilemezdim öleceğini... bilseydim hiç kızarmıydım sana...hiç sesimi yükseltirmiydim ? Asla.
    Kızdım sana çünkü;sen kendini çok fazla üzüyordun sen kendini asıl kahredecek olan kişiden fazla kahroluyordun.evet o senin kardeşindi daha 26 yaşında biri 6 yaşında biri 3 aylık bebeğiyle eşini kaybetmeye dayanamazdı.ama dayandı senden çok daha fazla. Kardeşin o trafik kazası neden oldu, nereden geliyordu eşi yanında kim vardı gerçeği öğrendiği zaman canının acısı nefrete dönüştüğü için çok dirayetli durdu ağlamadı.çünkü aldatılan kadının canı başka yanar. O kucağında bebeğiyle diğer kızına ileride neyi nasıl anlatacağını düşünüyordu.Onu aldattığı için normalde de ölmesini dilerdi emin ol! Son konuşmamız 1 saat 30 dakika konuşmuşuz yettimi yetmedi tabi ki. Hem ağladık hem de çok güldük ama sen "ağlerken güldürdün yine beni p.ç" dedin ya bana ☺ ben bu kelimeyi artık çok seviyorum.Hele sen 1.85 boyuna orantılı 41 numara ayaklarına ayakkabı bulamadığında o küçük yerde ben sana burdan alıp yollarken en hoşuma giden şey yine sana p.çlik yapmaktı.Kankaa bi ayakkabı buldum atıyım resmini dediğimde heyecanla beklediğin resimlerin 46 numara erkek sivri burun ayakkabı olduğunu gördüğünde de "sen insanmısın şindi ayvaan p.ç" dediğinde mağaza içinde tepinerek gülmeyi çok özledim.bana p.ç demeni özledim. bilseydim istediğin o mor ojeyi sana hemen ertesi gün kargolardım. sen ölünce mezarına getirdim koydum ama ne fayda. bende olan herşey sana çok güzel gelirdi bazen sanada aynısından alırdım bazen tipik boğa'lığımla inat edip bencilce sana vermezdim eşyalarımı.şimdi mi? aklından geçeni önüne sererdim olsan!
    biz insancıklar kaybedince anlıyormuşuz ya değerini kaybettiklerimizin ben bunu sende çok ağır tecrübe ettim kanka.
    • 1 yorum
    • 2.149 görüntü

Sitemizdeki Bloglar

  1. kendi evimde olmazda genelde misafirin evinde başıma gelen bi olay.

    heleki kış ayındaysan.

    misafirliğe gitmişin içerdeki ortamdan sıkıldın mutfakta bi sigara içeyim, biraz daha zaman geçsin diye hadi bide lavaboya gidim dedin lan terliği bi giyiyon terlik ıslak.

    senden önce biri girmiştir ıslatmıştır.yada abdest almıştır felam filam.

    hiç haz etmem.terliğe ayağımı soktuğum an kafamdan aşağı kaynar sular dökülür.lan ben şimdi ne yapacam diye.

    çorabını çıkarsan anasını satim o kadar insanın içinde çıplak ayaklanda durmak olmaz.ıslak ıslak oturursun.

    aklım hep çorabımda olur eve gidene kadar.annemle babamda kalkmak bilmez otururda oturur otururda oturur.

    sinir olurum yaa zaten ayağımda ıslanmış.o terlik niye ıslak bırakılır arkadaş.

  2. Önceden planlanmamış tatilleri oldum olası sevmişimdir. Aniden ertesi gün için hazırlıklara başlamışsındır bile. Birde tatil sıradışı olursa deymeyin keyfine.

     

    Bundan yaklaşık 1 ay önce yengemden gelen bir telefon ile böyle bir maceralı tatil yaşadım.

    Abim Uluslararası sefer yapan gemi kaptanıdır (suvari). Uzun yıllar yük taşıyan gemilerde oradan oraya gider gelir.

    Maceramız Göcekte başladı. Yengemden gelen telefon ile ertesi gün yola çıktım. Muğlada yengemle buluşup Göceğe hareket ettik. Önceden ayarlanmış ufak bir tekne bizi yabancı bandralı olan abimin de kaptanı olan yük gemisine kaçak götürüp bıraktı.

     

    Planımız birkaç saat hasret giderip inmekti. Abim bizle birlikte yola devam etmeyi kekova da bizi bırakabileceğini ve Antalya da olan kızının da eşi ve çocuğu ile oraya gelip onları da görmek istediğini söyledi. Hadi bakalım yük gemisinde kaçak olarak sefere buyrun.

    Yola çıktık, hava kararınca biz kaptan köşküne çıktık.Otomatik pilotla hareket eden gemide ne ne işe yarar az çok öğrendik.Bu arada rota değiştirmesini de öğrendim smile.png Zor birşey değil düğmeyi istenen rakamın üzerine getirip okeylemek smile.png

    Gecenin sessizliğinde uzaktan yer yer kara ışıklarını seyredip,zaman zaman telsizden gelen konuşmaları dinleyerek ve meraklı bakışlarla o kadar çok aletin işlevlerini öğrenerek zaman geçirdik.

     

    Ertesi gün sabah kekova yakınlarındaydık. Kızı da eşi ve oğlu ile oradan gemiye geldiler. Yedik içtik sohbet gırgır şamata falan birkaç saat geçirdik. Ayrılma vakti geldiğinde biz Antalya istikametine abim de Girite doğru yola çıktı.

    Gemiye biniş ve inişlerde sahil güvenliğe yakalanmamak için büyük heyecan yaşadık nede olsa kaçak yolcuyuz.

    Sonrasında Antalya ve çiftlikte 12 günümüz güzel geçti.

     

    Gemi maceramız bu kadar da değil. Eve döndüğümün ikinci gününün geceyarısı bir telefon geldi.Yengem sabah İstanbula gitmemiz için evden izin kopardı. Yengem internetten uçak bileti ayarlanıp sabah yine yola çıktım.

    Yengem ve torunu ile İstanbul havalimanında öğlen buluştuk. Bizim yük gemisi Giritten İstanbula gelip yük boşaltmış ertesi gün Mısıra ve oradan Lübnana gidecek.

     

    Birkaç saatliğine gemiye girip sonra abim yoluna biz birkaç tanıdıklara uğrayacağız. Gemiye Ambarlı limanından misafir olarak girdik. Gemiye binip ardından inmek ne mümkün,kaçak yolculuğa alıştık ya abimde plan hazır. Sizi göcekte indireyim dedi.

     

    9kw6dy.jpg

     

    Gemlik de yük alacağımız liman

     

    Hadi bakalım,sabah yola çıktık. Gemlik limanına yük almak için girdik. 2 günde araba ve ankastre yapımında kullanılacak silindir rulolar ve plakalar gemiye yüklendi. Tabii bizim görünmememiz lazım, güverteye falan çıkamıyoruz. 2 gün kuluçkaya yatmış gibi kaptanın kamara salonundayız w00t.gif gelsin çaylar kahveler yemekler. Dünya tatlısı torun da olmasa ne yapardık acaba. wub.png 2 gününü sonunda sabah yola çıktık belli bir mesafeden sonra kendimizi güverteye attık. 4 gün ve gece hiç durmaksızın süren bir yolculuk yaptık.

     

    6p24k3.jpg

     

     

    Çanakkale boğazı girişine gece geldik. İlginç bir deniz yolu trafiği ile karşılaştım. Karayolu kavşağından geçer gibi geliş istikametini geçip karşı yöne geçilecek. Telsizlerden rota belirlemeler, hesaplamalar,hız ayarları derken gidiş istikametine geçtik. Tabii bu 1 saati geçen bir sürede oldu. rolleyes.gif

     

    Sabahın erken saatlerinde gemiye tekne ile freeshop un geleceği bildirildi. Alınacaklar listelendi. Box sigaralar içkiler falan. Freeshoplar sadece havalimanlarında denk geldi. İlk defa tekne ile yanaşan freeshopa gördüm. Duyunca elbet şaşırdım,tahmin edemeyeceğim bir şeydi. blush.png

     

    28suejt.jpg

     

    Güneye kara ve adalar arasından indikçe adı sıkça duyulmuş,kimi nam yapmış kimi olay yaşanmış adaları da görme imkanım oldu.(kardak,kos).Ayrıca bazılarının yakınımızdan geçtiği gezi gemileri,transatlantikler,güneşin batarken huzur veren ve yoğun duygu seli yaşatan görüntüsü,ayak basılmamış bakir kara parçaları,geceleri Ay ın denizle bütünleşip yakamozunla denizi yıkayışı.Kısaca şiirler yazdırırcasına hayallerin yoğunlaştığı bir görsel.

     

    242bck6.jpg

     

    Göceğe sabah erken saatlerde vardık. Bizi alacak tekne yanaşırken hem heyecan hem burukluk içindeydik. Gemiden uzaklaşırken yanımızdan geçen sahil güvenliğin gemisini farkettik. 5 dk ile kurtulmuştuk. Göcekte bir tanıdığın apartında 1 gece kaldıktan sonra evlerimize dönüşe geçtik.Güzeldi.. sorcerer.gif

     

    2u9heuc.jpg

     

    2e6dkbo.jpg

     

    242bck6.jpg

     

    acamnq.jpg

  3. Lafa nereden başlayacağımı bilmiyorum. Yıllarca okudum.. Tuvallette okudum, otobüste okudum, sonra metro çıktı orada okudum.. Kendimi bildim bileli yemek yerken bile okudum.. Matematik okudum, psikoloji, felsefe, tarih okudum.. Yeni yıl kutlamaları yapılırken bile ben sabahlara kadar okuyordum... Taa ki..

    Kendimi keşfetmem mi diyeyim, yoksa insan psikolojisini keşfetmek mi diyeyim bilmiyorum ama "Puşkin'in Gizli Güncesi" adlı bir kitap beni derinden etkiledi. Puşkin severlerin bir kısmı bu güncenin ona ait olmadığını iddia etse de ilginç bir kitaptı..

    hayatımda hiç açık olmadığım kadar açık bir yazı yazacağım. Ruhumu olduğu gibi ortaya sermek istiyorum. Puşkin'in güncesindeki gibi.. (Tabii eğer alkolün etkisi geçer de vazgeçmezsem)

    Hayatıma normal herhangi bir salak erkeğin olduğu gibi yüzlerce kadın girdi.. Bazıları yıktı geçti, bazılarının esintisi bile vurmadı yüzüme.. en sonunda anladığımı şu, biz(erkekler) hakikaten salağız.... Binlerce insanla çalışma fırsatı bulunca insanları bir bakışta tasnifleyebiliyorsun. Böyle bir yeteneğim olduğuna inanıyorum. kadınları da aynı şekide tasnifledim.. Ruhumu çırılçıplak bırakmak için hazır mıyım bilmiyorum ama yine de yazacağım.. İnşallah moderatörler "dismiss" etmezler:)

    İlk önce duygusal kısmından gireyim.. Hayatımda yalnızca 2 kadın sevdim. Sonuncusuna kavuşamadığımdandır herhalde, "Leyla&Mecnun" hikayesine döndü.. onu görmeden yıllar geçmesine rağmen hergün onunla yaşıyorum.. Bütün bu yazılarım da onadır aslında.. o okumuyor onu da biliyorum.. Her kadını tasnifledim de onu bir yere koyamadım.. hayatıma giren herkes de onu aradım.. zerresini yakalayamadım ve sonuna gidemedim..

    Duygusal kısmı geçtik, kadınlara gelelim. Benim şahsi fikrim kadınların şeytan olduğu yönündedir. Bazı arkadaşlarımız buna şiddeti tepki göstereceklerdir (bayan arkadaşları kastetmiyorum).. ama onlar da bence yalakalıklarından yapacaklardır bunu.. Ya da umutlarından dolayı.. Bu benim şahsi fikrim, kimse üzerine alınmasın lütfen..

    Haa, şeytan derken öyle mistik ritüellerden bahsetmek istemedim.. Sadece bizden çok daha zekiler ve kurnazlar. ."Suya götürüp susuz getirebilirler"smile.png

    hayatta girilebilecek her mekana, her türlü batağa girdim. ve her türlü fantazinin alasını da yaşadım. Kim kimi kullandı hala emin değilim...

    Puşkin'in Gizli Güncesi'ni okursanız eğer, orada okuduklarınızdan, ya da Puşkin'in hayallerinden öteye geçtiğimi rahatlıkla söyleyebilirim.. ve aslında inandığım ne biliyor musunuz, kadın ruhunun bizden daha hassas olduğu kadar bizden daha da derin olduğu... Benim hayallerim ve yaşadıklarımdan daha da derin.. Bunca yıldan sonra kadınlar hakkında kesin hüküm verebileceğim tek şey, aşık olan kadın aldatmaz... gerisinden korkun arkadaşlar.

    Hayatımın sonbaharına yaklaşıyorum.. bazı arkadaşlarım daha gençsin diyecektir belki de (muhtemelen benden daha büyük olanlar:)).. ama ruhumun hissettiği bu. bazıları der ya benim ruhum genç diye.. benim ki çok yaşlı arkadaşlar..

    Detaya girmeye gerek yok.. Kitap reklamı yapmıyorum ama inanın bu kitabı herkes okumalı.. Ruh'un nasıl çırılçıplak bırakılabileceğinin örneği. Yukarıda yazmıştım ruhumu çırılçıplak bırakmak istiyorum diye ama bunu burada nereye kadar yapabileceğimi bilmiyorum.. dediğim gibi alkolün etkisi geçiyor sanırım.. Egom tekrar baskın hale geliyor.. İki dakika müsaade.. 2 founddip bu işi çözer galiba..smile.png

    Fonda "Unutursun" çalıyon Candan Erçetin'den.. Gel de melankolik olma şimdi... Nasıl yazayım ben şimdi gerçekleri.. Benimki iflah olmaz bir aşk.. ondan kurtulmak için yıllardır çöllerdeyim.. mecnun mu oldum ne smile.png şaka bir tarafa her erkeğin hayatında sadece bir kadın olabilir hayatı boyunca.. Ben böyleyim.. umarım diğer hemcinslerim de böyledir.. (bu yalandı...)

    Bir erkek her türlü boku yer.. Sonra kendini kandırır, ben bunu yaptım şunu yaptım diye.. aslında yapılan kendisidir de haberi yoktur...

    Araya sıkıştırayım bari, burada 2 arkadaşım var, ikisini de bu yazıdan sonra kaybedeceğim gibime geliyor.. Olsun gerçekleri olduğu gibi yazmam lazım..

    (aradan yarım saat geçti...) ve ben kimseyi kaybetmek istemiyorum.. yazımı burada sonlandırıp yayımlıyorum.. Okuyan herkesi, aşk'ı bilen herkesi çok seviyorum..

  4. Sevda pınarı kesilmişiz

    Susamışa su veriyoruz

    Aşkın iksirini

    Yıldızlardan deriyoruz

     

    “Merhaba!” diyen sesimiz güneşte saklı

    Dolunayda gülümser gözlerimiz

    Sevdanın ateşine düşenleri

    Alev alev besler sözlerimiz

     

    Kafdağı’nda bıraktık çilemizi

    Mor dağları aşıp geldik

    Melek ve Şehzade’nin uğruna

    Bütün gemileri yakıp geldik

     

    Bıkar mıyız birbirimizden

    Kırk yıllık yoldayız

    Her şafakla birlikte

    Çiçek çiçek açan daldayız

     

    Ölümsüz bir aşkın ilk satırındayız

    Sevdalı her gönülde taht kurduk

    Son çağın iki çılgın aşığıyız şimdi

    Aşkın defterine damgamızı vurduk

     

    Umudun umudum

    Yalnız senin meşhurunum

    Gözlerine vurgun olduğum

    Sevdiğim, kadınım!

    15 Şubat 2008

     

    Oyhan Hasan Bıldırki

  5. SON KONUĞUMA MEKTUP

     

    Can Alıcıma,

     

    Uykumdayken, kancıkçasına baskın verme!

     

    Gelince de saygısız konuklar gibi oturup, yerleşip, siftinip çöreklenme!

    Seni bir müzmin tedirginlik olarak derime yapışmış, canıma sıvışmış olarak kendimde duymayayım. Düşün ki ben seni, varlığımın bilincine vardığımdan beri beklemekteyim.

     

    Bunca zamandır beklenen bir konuğa yaraşır bir saygınlıkla gel!

    Sana olan saygımı yitirtme bana. Gürültülü patırtılı gelme! Kimseler duymasın geldiğini. Bir sen bil, bir de ben bileyim yeter. Gelişin herkesleri ayağa kaldırmasın. Tam bana göre, bana uyan bir davranışla gel.

     

    Sessiz sessiz sürdürdüğüm, bunca yıllık yaşamıma yaraşacağı üzere suskun, susuk gel!

    Çünkü benim için geleceksin, beni almaya geleceksin, başkalarını tedirgin etmeye değil. Uykumda birden bastırma ki, bunca yıldan beri gelişini gözlediğim en gerçek ve en son konuğuma göstermem gereken saygıda bir eksikliğim olmasın. Saygı ile ayağa kalkıp seni buyur edeyim. Almak istediğini, sana onurla kendim sunarak vereyim.

     

    Bir yaşam boyu çektiklerimi az bulup, bana bir de sen çektirmeye kalkma!

    Her ne çektim ise hepsine güler yüzle katlandım, onları salt kendim bildim. Üzünçlerimi kendime sakladım, sevinçlerimi el ile bölüştüm. Sonum da böyle olsun isterim. Bilirim, güçlüsün.

     

    Kimselere eğilmemiş başım, senin önünde eğilebilir; ama bunu bana yaptırma!

    Bana yaşamımı yadsıtıp, sonunda beni kendimden utandırma!

    Senin amansızlığından böyle bir yiğitlik bekliyorum, bana önünde baş eğdirtme!

     

    Güler yüzle gel, gülümseyerek karşılayayım seni...

    Dimdik yaşadım, sen de beni dimdik kucakla, al götür.

    Pusu kurma, arkamdan vurma. Ayakta karşılaşalım soylucasına...

     

    Öyle çelebicesine gel ki seninle gitmek için istekleneyim. Senin gelişinle ikimizin birden gidişi bir olsun. Şimdi var, şimdi yok olalım. Bekletme beni, elini çabuk tut. Her şey birdenbire olup bitsin.

     

    Sen öyle bir kesin gerçeksin ki, sana yalan da söylenemez. Bütün yaşamımda çağdaşlarımdan hiç birini kıskanmadığımı bilirsin; İyi yürekliliğimden değil, hiç birini kendimden büyük görmediğimden. Yine bilirsin, yaptıklarımla ya da yapmayı tasarlayıp yapamadıklarımla da böbürlenirim. Bana verdiğin mühlet içinde, tasarladıklarımı yapamadıysam, evet, suç kimsenin değil benim... Bu ceza yeter bana; çünkü acısını duyanlar için cezaların en ağırıdır.

     

    Herkes gibi ben da seninle ilk ve son olarak yalnız bir kez karşılaşacağım. Bu karşılaşmamız, nerede ne zaman, nasıl olsun diye, zaman zaman çok değişik istekler geçirdim içimden. Kahraman olmak istediğim dönemlerim oldu. Kahramanlık ilk savaşlarında ölmeyen, son savaşlarında da sağ çıkmayanlardır. Seninle son savaşımda karşılaşmayı istedim bir zamanlar. Savaşın, yaşam boyu sürdüğünü, yaşadıkça sonu olmadığını bilmiyordum. Sonsuzca süren bu savaşımın öyle bir yerinde gel, öyle bir güzel gel ki, sana gülümseyerek elimi uzatıp “merhaba!” diyebileyim. Bir zamanlarda uzun uzun yaşayıp bitkiselliği dönüşmeyi, bitkisel yaşamımda gelişini bile bilmemeyi istedim. Şimdiyse ne kahramanlık gösterisinde, ne bitkisel bitkinliğinde gelmeni istiyorum.

     

    Dilersen en beklemediğimi sandığın zaman gel.

    Beni hiç şaşırtmayacaksın, çünkü hep aklımdasın, beynimde bir kıymık gibi...

    Korkmadan bekliyorum gel!

     

    Nice yaşadımsa, seninle baş başa diş dişe dövüştüm. Birkaç kez yendiğim de yenildiğim de oldu. Canım ki en kutsal olan her şeyim benim, onu elbette bana yakıştığı gibi ayakta, saygı ile yiğitçe vermek isterim; teslim olmadan... Bir armağan gibi vermek canımı.

     

    Sen de, yeniğin kalemini-ki o kalem hep kılıçtı-teslim alırken iki elinle başının üstüne saygıyla kaldırarak al beni! Lekesiz arı-duru, yaşamı süresince hep kendi kendini arıtan bir cana saygılı ol, benim sana saygılı olduğum gibi.

     

    Kimselere demedim, sen de kendine of dedirtme bana. Ne kahramanlıkta, ne bitkisellikte, işte şimdi olduğum gibi bir sıra, elimde kalem; önümde kâğıtla daktilom, böyle bir zamanda gel!

     

    İstersen gece, istersen gündüz, istersen yazın, istersen kışın gel; Kapım da yüreğim de her zaman açık sana! Yeter ki kendi gözümde kendimi küçültme bana, kimseden su istetme. -Üstelik benim savaşım seninkinden çok daha yüce idi. Çünkü sen, sonunda nasıl olsa utkunun senden yana olacağını biliyordun. Oysa ben, sonunda nasıl olsa yenik düşeceğimi biliyordum. Yenileceğimi bile bile , ama hiç yenilmeyecekmişim gibi, beni yenecek olanın üstüne üstüne varmadım mı? Bir an olsun korktum mu, ya da kaçmayı düşündüm mü?

     

    Birazcık daha yaşayabilmek için, birazcık daha iyi yaşayabilmek için, bunca güzelim bu yeryüzü uğruna bile, sana bir kıpı ödün verdim mi? Yaşamayı hak etmeye çalıştığım gibi, ölümü de hak etmek istiyorum. Bu hakkı bana tanı! Çünkü bu sonsuz güzellikler açan güzelim dünyaya, ben de gücümce güzellikler katmaya çalıştım. Bir güzel ada, atlasta görünmeyecek denli küçük diye yok sayılabilir mi?

     

    Benim katkım da atlasta görünemeyecek denli küçük olsa da, var.

    Ne mi yaptım?

    Ortaçağ simyacıları taşı altına çeviremedi.

    Ama ben bir simyacıyım; göz yaşlarımı gülmeceye çevirerek dünyaya sundum.

     

    Saygıyla, gel bekliyorum.

     

    AZİZ NESİN_09/06/1974

     

    ***

     

    Saygıyla Anıyorum Seni 'Büyük Usta', 'Büyük İnsan'... Işığın Bol Olsun. smile.png

    • 1
      başık
    • 1
      yorum
    • 17920
      görüntü

    Son Başlıklar

    adil berk ceylan
    En Son İleti

    Öğretmenim

    Candır bana

    Candır hayata

    Sevginin yolu

    Öğretmenle bambaşka

     

    Siyah saçlı

    Güler yüzlü

    Yüreklidir

    Benim öğretmenim

     

    Bana ders veren

    Doğruları öğreten

    Bilgilerle donatan

    Sevgili öğretmenim

     

    Tatlı dilli

    Temiz kalpli

    Şirin sözlü

    Canım öğretmenim

     

    Çikolata versen

    Yerdim biterdi

    Bir gül versen

    Solar giderdi

     

    Bana öyle bir şey verdin ki

    Ömür boyu bitmeyecek

    Onun adı vefa, onun adı sevgi

    Onun adı adalet, onun adı bilgi

     

    Ve seni hep anacağım

    Ve de unutmayacağım

    Annem gibi

    Babam gibi.

     

    Adil Berk Ceylan

  6. İnsanlar ne anlama geldiğini bilmeseler di, idam mahkumuna infazdan hemen önce bir sigara uzatmazlardı... Ama bu tabiiki sigaranın iyi birşey olduğunu göstermez... Ama bazılarının hayatını daha katlanabilir kıldığı su götürmez bir gerçek...

     

    'Bazı hayatlar ayık kafayla yaşanamayacak kadar ağır geliyor insana' demişti bir dostum. İnsan neden yaradılışını sorgular? Başına gelen felaketlere kendinden başka bir sorumlu bulmak için olabilir mi? İnsan yaşadığı her kötü olayın sorumlusunun sadece kendi seçimlerinin bir sonucu olduğunu bilse ve kabul etse yinede yaşamaya devam edebilirmiydi? merak ediyorum bazen...

     

    Gerçekten kötü insanlar var mı? Bile bile başka birinin kötülüğünü isteyen? Nedeni ne olursa olsun, başka birinin hayatını karartan insanlar nasıl düşünüyorlar? Gerçekten kötüler mi yoksa şartlarmı onları buna zorluyor? Basit bir örnek:

     

    Çalıştığınız işyerinde yükselmek, daha iyi bir maaş almak dolayısıyla daha iyi bir hayat sürebilmek için yanınızda çalışan arkadaşınızın üzerine basmanız gerekiyorsa bunu yaparmıydınız? Onun hayat şartlarının daha kötü olacağını bilerek, buna neden olacağınızı bilerek yinede bunu yaparmıydınız? Bu bizi gerçek anlamda kötü yapar mı?

     

    Bir de şöyle düşünün. İş arkadaşınızın hayatının düzelebilmesi için sizin hayatınızın daha kötüye gitmesi gerekiyor. Bu arkadaşınıza izin verirmiydiniz? Yada şöyle diyelim ses çıkarmazmıydınız?

     

    Belki de bizi bu yollara girmeye mecbur bırakan düzen asıl sorumludur. Arkadaşınızla birlikte çalışıp kimsenin kaybetmediği bir düzen olsa daha iyi olmazmıydı?

     

    Belki de olması gereken bize göre doğru neyse o yolda devam etmek. Sonunda kaybetsekte kazansakta kendi bildiğimiz yapmak. O halde neden işler kötü gittiğinde tanrıya dönüp soruyoruz:

     

    Neden böyle diye....

     

    Bazen meraak ediyorum. Herkesin kazanacağı bir yol yok mu bu dünyada?

  7. sevgi-bjk
    En Son İleti

    blog-0106945001327355119.jpgşimdi kimler için üzüldüğümü düşünüyorumda, şu yüreği çıkarıp atmak geliyor içimden. Kendime olan kızgınlığım onlara olan sevgimden hep nedense daha fazla. Umutlarımı bir adım öteye taşımak için onlara yüklediğim anlam, onların yüreklerinden çok daha ağırdı.

    Ya onlar bu yolun yabancısıydı yada ben bu yolda kime güvenip kime güvenmeyeceğimi bilemeyecek kadar acemi! Artık bu yolu benimde yüreğim kaldırmıyor ve içi karmakarışık.

     

    Benden güven duygusunu aldıklarından beri her türlü sahteliğin üstüne tüm acılarımı kusasım geliyor..

     

    Kafası hep dolu olmalı bu zamanlarda yürekli insanların. yoksa içinden sürekli haykıran ve her haksızlığa , her vefasızlığa uğradığında daha da yükselen o iç sesini nasıl bastırabilirsin ki "cevap vermeye değmez" deriz susarız..

    " sevgimize layık değil" deriz susarız..

    "terk ettiyse o kaybetti" deriz yine susarız..

     

    ve yürek susunca göz yaşlanır, tuzu dili yakar, gecikmiş her söz yaşlanır..susmak çare değil ki ama yürek konuşsa neye yarar kendine muhatap bulamadıktan sonra.....

  8. Yılbaşında Hediyem Melek

     

    Yılbaşı yaklaştıkça tatlı bir telaş sarar hani. Nerede, kimlerle girileceği, süslemeler, programlar ve en önemlisi de alınacak hediyeler...

    Hediye almak zor iştir. Belli bir konuma gelmiş kişilerin ihtiyacı olan her şey zaten önceden alınmıştır. Değişik şaşırtıcı bir şey bulabilmek için yırtınır dururuz. İnternet'e, mağazalara göz gezdiririz "Acaba en etkileyicisi hangisi?" diyerek.

     

    Hediye alınacak kişinin yüzündeki anlık gülümseme, şaşkınlık ve hatta minnet duygusunu görebilmek tüm bu tatlı koşturmacanın sebebidir.

     

    Bu sene de ben yine kafamdan çeşitli seçenekleri düşünüyordum.

     

    -Acaba yılbaşına sıkıştırılmış bir tatil mi? (Yok Yok bu sıradan olur, yol yorgunluğu da cabası üstelik catikkas.gif)

     

    -Ya güzel bir elbise...(Amaan her sene kıyafet kıyafet, ne banal wassat.gif)

     

    -Sadece sıcak bir öpücükle geçiştirsem...(Canıma susadım galiba w00t.gif)

     

    -Tamam boğazda güzel bir restoranda hafif müzik eşliğinde yemek...(Zaten kilo aldık, içmiş abuk subuk tipler olabilir, boşveeer wacko.png)

     

    -Evde televizyon seyredip kuru yemişle kafayı bozmak...(Aman çok ilginç sleeping.gif)

     

    Christmas-Gift-Ideas-1.jpg

     

    En kolay yeri paketi, içine ne koyacağız yahu?

     

    Ve derkeeen sadece 2 gün kaldı, İMDAAAAT...

     

    Neyse eşimin hastane kontrolü var, önce onu halledelim de, düşünürüz sonra...

     

    Haydaa bu hastane işi uzayacak galiba doktor bir test yapılmasını istedi.

     

    Testin kağıda dökülen grafiğinde 2 yükselti var.

     

    Doktor derhal ameliyathaneyi hazırlatti, şaşırtıcı bir kararla operasyonu izlemem için beni de aldı içeriye.

     

    Gerginlik tüm yüzümüze yansıyor, her şey yolunda gitsin ne olur...

     

    Dakikalar dakikaları izliyor, ter içindeyim, zaman durmuş sanki.

     

    Ve ameliyat masasında çığlıklar yükseldi.

     

    Canım, canım benim...

     

    Tatlı meleğim, güzel oğlum hoş geldin aramıza...

     

     

    dscf0470z.jpg

     

    En güzel yeni yıl hediyem. Ağzım kapanmıyor mutluluktan. Öyle masumsun ki, göz yaşlarım durmuyor. Minnettarım bu hediyeye.

     

    9 gün geçti aradan, bir arada uzanmışız. Ama babaların memesi emilmez ki. Annesiii uyan artık yahuuuu! alkis.gif

  9. Zsa Zsa
    En Son İleti

    Balkona bir gazete serer ve otururduk yarı çıplak üzerine… Bizim için aldığın o ıslak puroyu yakardık keyifle… Ve tüttürürdük dumanını, güzel bir sohbetin eşliğinde… Bazen de hüzünlü olurdu o sohbetler; sen bana babanı anlatırdın, onu ne kadar sevdiğini ve onu kaybetmiş olmanın seni nasıl üzdüğünü… Gözlerin dolardı bazen, benim de gözlerim dolardı ama babanı sevdiğimden ya da onu kaybettiğinden değil, gözlerin dolduğundan dolardı benim gözlerim. İçime dokunurdu senin gözlerinin doluyor olması… Ben seni ne zaman özlesem, hep ıslak bir puro kokusu gelir burnuma…

     

    Ben sevmezdim eskiden beyaz sabun kokusunu ama senin banyondan beyaz sabun eksik olmazdı. Ellerimi yıkardım beyaz sabun kokardım, ellerini yıkardın beyaz sabun kokardın… Banyo yapıp, yanıma geldiğinde çekerdim burnuma kokunu. Son bir nefes alır gibi, nefes almaya hasret kalmış gibi… Ve sen hep buram buram beyaz sabun kokardın… Şimdi seviyorum beyaz sabun kokusunu ve ne zaman duysam seni özlüyorum. Ne zaman seni özlesem gidip ellerimi yıkıyorum…

     

    Pişman mısın derdin bana, çok pişmanım derdim. Gülerdik sonra… Niye gülerdik bir tek sen ve ben bilirdik, neye pişmandık onu da bir tek sen ve ben biliyoruz. Yani aslında pişman değildik tabii, aksine çok mutluyduk… Pişman olmak işin esprisiydi güldürürdü bizi bu soruyu sormak. Saçma gelir belki başkasına böyle bir soru sormak ve o soruyu her sorduğunda ya da o cevabı her verdiğinde alabildiğine gülmek… Olsun tek biz gülelim. Hatta tek biz bilelim. Pişman mıyım? Asla pişman olmadım, tek bir anından dahi…

     

    Çok şey var aslında, aradan geçen onca zamana rağmen hala seni anımsatan çok şey var içimde ve hala seni sevdiğim, seni özlediğim gerçeği ile yaşıyorum. Sanki geriye kalan her şey yalandan ibaret, hepsi anlamsız… Hayatımda senin yokluğun gerçek olan tek şey… Ve hayatımda başkalarının var olması, olmaya devam ediyor olması benim kocaman yalanlarım… Ve ben yalanlarımdan kurtulamıyorum. Ve ben bu yalanları sadece gerçeğimden kaçmak için devam ettiriyorum.

     

    Delilik ötesi… Hiçbiri benim hatam değildi… Sen bizi terk ettiğinde, biz daha çocuktuk… Bu ilişki o zaman daha çocuktu, kendi başına ayakta kalmayı beceremeyecek kadar çocuktu… Seninle büyüyordu, birlikte büyüyorduk, birlikte büyütüyorduk. Ve sen bizi terk ettin, işte o zaman bu çocuk ayakta kalabilmeye devam etmek için bir sürü yalana tutundu. Tıpkı senin de ayakta kalabilmeye devam etmek için bir sürü yalana tutunduğun gibi… Şimdiyse sen geri dönmek istiyorsun, şimdi ben geri dönmek istiyorum ama yalanlar bizi bırakmıyor… Delilik ötesi…

     

    Bunları sana söylemeyi isterdim ama biliyorum şu an için mümkün değil… Buraya yazıyorum çünkü bir yere yazmam lazım… Çünkü içimdekileri yazmazsam deliliğin ötesine geçeceğim.

     

    Son olarak; geçenlerde bana söylediğin o sözle bitiriyorum cümlelerimi; OLMAK BU İŞTE CAN; OLMAK, HAFIZAYA KAZINMAK...

     

    Evet can, olmak bu demek; hafızama kazınmak...

    • 1
      başık
    • 3
      yorum
    • 11057
      görüntü

    Son Başlıklar

    Cristiano Ronaldo
    En Son İleti

    Kedim çooooook ama çok tatlıdır.kalp.gif Onu çok severim.O benim kedi kız kardeşimdir.Kedim bir gün pencereden aşağa düştü.

    O gün ölecek diye çok korktum.Kendisi ölmedi ama yavruları öldü, hem de 5 taneside.crying.gif

     

    Küçükken suşi ile pek iyi geçinemezdik.Çünkü o zaman çok küçüktüm.Ama artık aramız iyi, hatta artık geceleri benim ayak ucumda yatıyor.Bazen ablam kıskanıp onu kendi odasına alıyor.angry.png

     

    Suşi iyiki bizim kedimizsin.bookmark-kalp1.png

     

     

    33622_159246434105050_100000590831573_372881_2827858_n.jpg

    • 3
      başlık
    • 15
      yorum
    • 13452
      görüntü

    Son Başlıklar

    Tinkerbell
    En Son İleti

    Uzun zaman oldu yazmayalı oğlum...

    Büyüdün, geliştin sağlıkla...

    Kalp atışlarını duydum,

    Elini, kolunu, güzel yüzünü gördüm...

    Daha bir bağlandım varlığına

     

    Tekmelerin daha güçlü artık...

    Dışardan bile belli oluyor

    Bazen canımı yakıyorsun ama olsun

    Hepsi bana mutluluk veriyor...

     

    Geceleri uyutmuyorsun farkında mısın :)

    Çok hareketlisin, inanamıyorum bu haline

     

    Baban neler yaptı senin için bir bilsen...

    Harika bir odan var oğlum

    Mavi bir dünya, aydınlık ve temiz...

    Güzel uykuların olsun, tatlı rüyaların..

     

    Önünden ayrılamıyorum odanın

    Durup durup gülüyorum

    Oğluuum diyorum

    Sen de bilmiş gibi tekme atıyorsun :)

    Bir çeşit teşekkür olsa gerek :D

     

    Her şeyin hazır

    Doğumunu bekliyoruz dört gözle

    Sağlıkla gel oğlum

    Seni çok seviyoruz...

  10. akıllıbirdeli
    En Son İleti

    UNUTMA!yüreğinde bir ismin imzası var

    ve sen onu silemezsin

     

    söküp atamazsın ne kad...ar uğraşsan da

    seninle beraber büyür ıcındekı sızı

    ilk önce onu hissedersin

    başkasına dokundugunda. ..

     

    unutma!

    bir kere sevdin mi

    uzun uzun yanarsın

    sitemler.. öfkeler birikirken ıcınde

    sen azalırsın.

    dilinde küfür elinde kadeh eksik olmaz

    günler böyle geçer. alışırsın...

     

     

     

    unutma!

    sabahlar artık gecikir.

    ister sağa dön ister sola

    gözüne uyku değil gidenin hayali gelir...

    kendini şiirlere verirsin

    elin sigaraya gider her on dakika da bir

    fena zehirlenirsin. ..

     

    unutma!

    bir süre güvenmeyeceksin kimseye

    kandine sığınacaksın

    aşk konuşulduğunda sen susacaksın

    of''larla ah''larla başlayacaksın her cümleye

    çevrende senden başka herkes haksız olacak

    senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe..

     

     

    unutma!

    bir gün kaldığın yerden başlayacaksın

    biri seni bulacak...

    önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan

    biraz ürkeceksin.

    ne kadar dirensen de nafile

    insansın sonuçta, seveceksin.. ..

     

    eski acılara bakıp da küsme sevdalara

    gavura kızıp da oruç bozulmaz

    sök at kafandan acaba''ları!

    bir kemik aynı yerden

    iki defa kırılmaz..

     

    artık kararmaz gecelerin.

    bir daha yaşlar akmaz gözünden.

    sabahların gecikmez.

    kim bilir ağladığın günlere gülersin

    bir defa öldün ya zamanında?

    bir daha ölmezsin...

     

     

    Can Yücel......

     

    love2_large.jpg

  11. pınar sudaş girgin
    En Son İleti

    Eskiden hayvanlara sevgi besleyen,onlarla içli / dışlı yaşayan bir toplum olduğumuzdan,mahlukata sevgi ile bakar,bir bakıma daha duyarlı olurduk.

     

    Kimimiz kuşlara, balıklara,kimimiz atlara pek düşkündük. Evlerde kafeste beslenen ötücü kuşların yanında, içlerinde rengârenk balıkların süzüldüğü akvaryumlar da çoğunlukta idi Zaman her şeyi değiştiriyor. Şimdilerde geçim sıkıntısı ve telaşı içinde hayvanlara olan ilgi de azalma noktasına geldi.

     

    Hayvanı sevmek, aslında doğayı sevmek demektir. Doğa sevgisi de sırası ile nebatı ve hayvanı sevmek ile başlar. Tasavvuf bilimine kendi damgasını vurarak belirleyici rol oynayanlardan biri olan miskin Yunus, derviş Yunus, insanı şaşırtan yaklaşımını şöyle dile getirmiştir: “Yaratılmışı severiz Yaratan’dan ötürü. “ Bu ifade hayvan sevgisini de ortaya koyan anlamlı bir hatırlatmadır.

     

    Hayvanlara yaklaşım konusunu yakından takip eden Darwin’e göre, hangi hayvanların duygusal yaşamları olduğu, hangilerinin olmadığı bugün bile tam olarak tesbit edilememiş.Bu konuda pek yol alamayışımız, belki araştırmacıların "bilimsel olmamakla" suçlanma korkusundan kaynaklanmış olabilir. Gelgelelim, durum artık eskisi gibi değil.

     

    Şimdilerde, "hayvanlar birbirlerine âşık olurlar mı, bir yakınlarını yitirdiklerinde yas tutarlar mı, utandıkları olur mu?” gibi soruların sorulmasında hiçbir sakınca görülmüyor.

     

    Hayvan davranışı ve nörobiyolojiyle ilgili son araştırmalar, en azından kimi omurgalıların korku, nefret, neşe, kıskançlık, öfke ve şefkât gibi bir dizi duyguyu yaşadıkları konusunda çarpıcı kanıtlar ortaya koyuyor.

     

    Diğer taraftan toplum yaşantımızda bazı insanlara hayvansal nitelikleri yakıştırabiliyoruz. Bazen bu hayvan isimleri, küfür veya olumsuzluk ifade eden anlamlar yerine de geçiyor “İt,yılan,eşek,ayı domuz...” gibi. Ayrıca onları davranış biçimine göre, sahip olduğumuz tabiat ve huy yapısıyla özdeşleştirebiliyoruz. Bu olumsuz faktör çocuklara yansırken, onlarda hayvanları aşağılama, küçümseme gibi huyların gelişmesine de sebep oluyor. Adı geçen hayvanların küfür malzemesi olduğunu duyan bir çocuğun acaba bir köpeğe sevecenlik duyması, onu bir canlı olarak sevmesi ve yaşam hakkına saygı duyabilmesi mümkün mü?

     

    Batının ise hayvanlara bakışı oldukça farklı bir düzeyde. Örneğin, Alman WDR Televizyonunda her Pazar saat 18:00 ‘de bir “hayvan programı”var. Programda hayvanların nasıl bir gelişim içinde olacakları ve onların nasıl korunacağına dair bilgiler veriliyor, ayrıca hayvan sevgisinin bireye getireceği olumlu katkı anlatılıyor.

    Ve değişik görüntülerle programın estetik yönü işleniyor.

     

    Hz. Resulullah’ın bu konuda bizlere bazı uyarıları var:

     

    "Dünya küfr üzerine durur, ama zûlm üzerine durmaz”

     

    “Öldürmek istediğiniz, kuduz bir köpek dahi olsa ona işkence yapmayınız." gibi...

     

    Hayvan sevgisi olmayanın, başka sevgileri de taşıması mümkün görülemiyor.

    • 1
      başık
    • 4
      yorum
    • 10024
      görüntü

    Son Başlıklar

    tango
    En Son İleti

     

     

    Derler ki

     

    Derler ki

     

    Aşk ve sevda

    Gözlerle başlar

    Bakışlarda saklanır

    Yüreğe sonra geçer

    Ve orada düğümlenir....

     

    Derler ki

    Aşk ve sevda

    Sana bana sormaz

    Gelecekse kendi gelir

    Hesapsız kitapsız

    Çaresiz umarsız

    Yaşanacaksa kaderde

    Yürekte düğümlenir.... :wub:

     

    serapertence31/07/2011

  12. şehrimizin ışıklarına kat çıkıyorlar.

    artık bizim için yoklar.

    bir bir...

    kat kat...

    sönüyor kandiller.

     

    karanlığı getiriyor

    elleri yorgun bir ustanın.

    derinlere...

    çok derinlere vuruyorlar.

     

    temellere aydınlığı gömüyorlar.

    gömüyorlar gökyüzünü.

     

    yerinde olan toprağın,

    başında aç köpekler uluyor.

    inceden yırtılıyor karanlık.

     

    dudakları suskun ustanın

    ağzında cigara.

    külüyle onarıyor,

    gri yapıyor.

     

    şehrimizin ışıklarına kat çıkıyor bir bina.

    kül rengi...

    bir bir...

    kat kat...

     

    şehrimizin ışıkları...

    zaten eski tadı da yoktu balkon kahvesinin.

     

    şehrimizin ışıklarına kat çıkıyorlar.

    ne renktir gözleri

    duvara değen ustanın bilmem ama...

    asla aydınlık yeşil değil.

    • 1
      başık
    • 4
      yorum
    • 208921
      görüntü

    Son Başlıklar

    • Kız Kulesi Gibi Ortada Bıraktın Beni ..
      Hani Olurda Birgün Bir Sandala Binipte Gelirsen Yanıma,
      Unutma!
      Bütün İstanbul Aşık Artık Bana ..

    • Dünyadaki en saf insan olduğunu iddaa eden kişiler, aslında şeytana danışmanlık yapabilecek kapasitede kişilerdir. Unutmayın...

    • Senin gibi olmak vardı ; ama Allah beni 'insan' olarak yarattı

    • Reçetene '' yol '' yazıyorum , hergün alırsın

    • Yokluğun bilinçaltımdayken , varlığın kimin altında merak ediyorum

    • ‎'' Erkek değil mi hepsi aynı " diyen kızlar ; " Düzgün olsaydınız da bütün erkekleri tanımasaydınız "

    • ‎'' Benden daha iyisini bulamazsın diyen sevgili ,ne gemiler yaktım ,kıçı kırık bir sandalın lafımı olur sandın ''

    • ‎'' Peşimden koşan çok diye sevinme, iktisat derki; fiyat düşünce talep artar ''

    • ‎'Hayat Seni Öyle Bir Noktaya Getirir Ki; Kendini Sevdiklerinle Savaşırken, Nefret Ettiklerinle Sevişirken Bulursun .. !

    • Güvenmek istiyosan merakını..sevmek istiyosan öfkeni kontrol et..bunları yapamıyorsan susmayı dene..o da olmuyorsa gitmeyi

    • AlkoLik TavırLar İçindyim.. Her Yana Esip Dagıtasım Var.. Devriye Gezen PoLis Arabasnı Durdurup , 'KimLikLer BeyLer' Diyesim Var

    • Sürekli salatalık maskesi yapan insanlar size sesleniyorum , Allah'ın vermediği güzelliği hıyardan beklemeyin

    • Bazen anlarsınızki; aslında kaybettiğinizi sandığınız kişiler aslında kurtulduklarınızdır.

    • Arkamdan konuşup beste yapacağına ; gel yüzüme konuşta birlikte düet yapalım

    • Gidenin arkasina bakmayin, yoksa gelenide göremezsiniz...

    • ASLA ASK ACISI CEKEN BiRiNE ASIK OLMA! CÜNKÜ O YARALIDIR SENiDE YARABANDI OLARAK KULLANIR

    • Makyaj, kadinlarin karincali görüntüsünü Full HD yapma sanatıdır

    • Öyle bir sihirbazdin ki beni bile kaybettin

    • Kimse agirdan satmasin kendini, ben bilirim onlarin indirimli günlerini

    • Yalnız olmak; yanlis kalpte olmaktan iyidir...

    • Seviyorsa Sev Ama Sevmiyorsa Zorlama; Unutma Senin icin Baskasini Terkeden Baskasi icin Seni Terkeder...! HZ.MEVLANA

    • Sefil uzanamadıgı yüreğe ***** dermiş ..

    • Gülüyorum önümde bile yer alamayan sözde insanlara .Fragmanımla idare edip devamını rüyasında bile göremeyenlere
      İyi seyirler diliyorum hayatımı uzaktan izleyenlere...

    • Hiç dokunmadığın birine aşık olabiliyorsan, işte sen aşkı hak ediyorsun.

    • Efes aldiracak kiz degil nefes aldiracak sevgili istiyoruz

    • Kisa bir mezarlik ziyareti gibiydi yüregime girisi... Geldi canima okudu ve gitti

    • Garip degilmi bir insana vazgecilmez oldugunu hissettirdiginizde ilk vazgeçecegi kisi siz olursunuz

    • Korkma giderken bir tek 'b'yi aliyorum. Gerisini sana birakiyorum. Nede olsa sen bitirdin 'b'iz'i, öyleyse sende kalmali 'izi'...

    • İnsanlarin birbirini tanimasinin en iyi zamani, ayrilmalarina yakin zamandir

    • Seviyorum seni; ateist toplantisinin icine dalip 'ALLAHU EKBER' Demek gibi

    • Seni kaybettigime üzülmüyorum. Hani derler ya CAN'a gelicegine MAL'a gelsin

    • Hesabini veremiyecegin islere kalkisma cünkü öbür tarafta BULASIK yikatmiyorlar

    • Her yangin bir kivilcimdir en basinda. Ya söndûreceksin büyümeden yada yanmayi kabulleneceksin

    • Özür dilemek, senin haksiz, karsindakininde hakli oldugu anlamina gelmez. "Karsindaki insan verdigin degerin, egondan yüksek oldugunu ifade eder...

    • Gidisinin ardinda kapattigim kapinin arkasinda baslar seni özlemek ve sen ömrümün en güzel insani bu günün ertesinde ertesi günün ötesindesin. Bunu unutma

    • Bir insani neden sevdiginiz sorusuna cevap bulamiyorsaniz. Onu gercekten seviyorsunuzdur

    • KADINLAR DUYDUKLARINA ASIK OLUR, ERKEKLER ISE GÔRDÜGÜNE ISTE BU YUZDEN KADINLAR MAKYAJ YAPAR, ERKEKLER ISE YALAN SÖYLER

    • Bayanlar ikiye ayrilir. makyajdan önce (m.ö) makyajdan sonra (m.s)

    • Sevmek ciftlesmek degil, tekleşmektir

    • Kimbilir... Masalinizin kahramani, baska bir hikayenin figürani olmaya gitmistir belkide

    • Hayatimda kimse yok, ama sorun degil. Cünkü sen aski basitlestirenlerden birisin, bense yalnizligin hakkini verenlerden...

    • Ülkenin farkli sehirleriydik. Ben sürgün yeri, sen baskent. Ilk isyan hep sende baslardi. Cezasini cekmek hep bana kalirdi...

    • Hani insan bazen ne ileri ne geri bir tek adim atamaz ya. Birini yaninda tutmayi bilemez ama onun yoklugunu da istemez Kaybetmeyi göze alamaz ama kazanmak icinde mücadele etmez. Baglanmaya cesaret edemez ama azat da etmez onu. Ne sevilmekten vazgecer nede sevilmeyi bilir. Hani cok sonra zaman gecer savrulurlar ya. O zaman dökülür dudaklarindan itiraf edercesine. 'Ne gözümü alabildim ne de göze alabildim.'

    • O gülmeyi severdi ben onu güldürmeyi. Ben onun gülüsünü sevdim o cekip gitmeyi...

    • Hayatimi uzaktan izleyenlere, iyi seyirler diliyorum

    • Yasayacagin biri yoksa ölmeyi dene

    • ‎"Hayatına girmek isteyene, tam zamanında açmalısın kapını ! Ve tam zamanında çıkarmalısın, sevginden şımarmaya başlayanları".

    • İnsanları ne kadar düşünürsen düşün;onların seni düşünmediklerini öğrendim.her ne kadar onu çok düşünsen ve gitmesini istemesende yine gidebileceğimi öğrendim .melek olmaktan vazgeçmeye karar verdim.iyi insan olmanın hep iyi sonuçlar getirmediğini öğrendim

    • Ben en son güvenimi beni yarı yolda bırakanda bıraktım.Tahammülsüzüm, Samimiyetler sahte geliyor.Artık Ne insana ne de insan görünümlü olanlara inanıyorum. Bakıyorum , seçiyorum , gülüyorum ,geçiyorum...

    • Beklediğin bir şey, anca sen onu beklediğini unuttuğun zaman gerçekleşir.

    • İnsanlar sevdikleri şeyi yok etmeye, daha sonra da yok ettikleri şeyi yeniden sevmeye ve değer vermeye meraklıdırlar.

    • Iki sey çözümsüz görünen problemleri bile çözer. 1 bakis açisini degistirmek 2 karsindakinin yerine kendini koyabilmek

    • Yalan zeka işidir ; Dürüstlük ise cesaret..! Eğer zekan yetmiyorsa yalan söylemeye, Cesaretİnİ kullanda dürüst olmayı dene..!

    • Gideni sevmek kalanların işi değilmiş meğer, Çünkü giden ne beklediğin gibi gelir, ne de beklediğine değer..

    • Bir İnsanın Sana Neler Verebileceği Değil, Senin İçin Nelerden Vazgeçeceği Önemlidir !.. (Hegel)

    • Benim gördüğüm aynalar görmüyor artık beni,Azat ettim suretimi, kendimi, gölgemi..Yaşasın diye sevdim ben,Benim yerimi alan ikizimi..

  13. Hayat neden bukadar zorsun ?! Seni anlamaya calisiyorum ama... anliyamiyorum... Surekli Engellerle cikiyorsun karsima.. Engelini asiyorum diyorum, ardimda birakiyorum engeli ama busefer ardimdakinden daha keskin daha sinsi bir engelle karsilasiyorum.. ! Herzaman esitlikten bahsederiz kadin erkek esitligi, Esit haklar, esit maaslar, ama neden hayat herkese esit davranmiyor, birimiz hayat okulunda savasirken yani basimizdaki baska birisi luks icinde zevk-i sefada.. Eeee hani herseyde esittik .. ?! Neden bu hayatin yuku ozaman hep benim omuzlarimdayken sen bu omuzlarimdaki yukten zevk-i sefa yapmaktasin ?! :(

    Hayat seni cozmeye calisiyorum.. ! cozdukce karmasik bir bulmacaya donusuyorsun. Cozdukce beynimdeki hucreler tek tek yok olup gidiyor.. Seni anlamaya calistikca hersey anlamsiz oluyor!.. sen bile... anlamsiz oldukcada senin ne kadar bos oldugunu goruyorum...

     

    Amma sacmaladim bende :)

    • 3
      başlık
    • 5
      yorum
    • 9680
      görüntü

    Son Başlıklar

    MINEU
    En Son İleti

    Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.

     

    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,

     

    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..

     

    Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

     

    Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,

     

    Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

     

    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,

     

    Neden hiç ağlamadığını anladım..

     

    Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,

     

    Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..

     

    Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,

     

    Çok acıttığında anladım..

     

    Fakat hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,

     

    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

     

    Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,

     

    Yüreğini elime koyduğunda anladım..

     

    ''Sana ihtiyacım var, gel! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,

     

    Sana ''git'' dediğimde anladım..

     

    Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,

     

    Git dediklerinde gittiğimde anladım..

     

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,

     

    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

     

    Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman

     

    olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..

     

    Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,

     

    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

     

    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

     

    Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,

     

    Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..

     

    Sevgi emekmiş,

     

    Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.. CAN YÜCEL

    • 1
      başık
    • 0
      yorum
    • 4144
      görüntü

    Son Başlıklar

    ! ! ..Herşeye Rağmen..! !

     

    hayata rağmen hergün bir düne ölüyorum..

    yaşamak bile ustalık ya..

    söz gümüş sükut altın ya..

    ben sandığım şiirlerle dolduruyorum..

    kefenim beyaz kağıt..!

     

    yalnızlıklara rağmen dostluklar biriktiriyorum kumbarama

    gün gelir tedavülden kalkarmı bilmem..

    her biri can,

    her biri ben,

    paylaştıkça çoğalıyorum,

    harcayamam..!

     

    zamana rağmen ağırdan alıyorum sevmeleri

    sindire sindire inadına

    takvimimde aşk yaprakları

    kopa(ra) mıyorum..!

     

    şimdi herkese iyiliği dokunan bir gülümseme suratımda;

    kime sövsem sevdiğim oluyor

    kimi sevsem el..!

    ister çocukluk de,

    ister delilik..

    ben herşeye..

    ben herkese..

    ben sana rağmen seni seviyorum..!

     

     

     

    Dilek Eğri

    • 1
      başık
    • 0
      yorum
    • 6914
      görüntü

    Son Başlıklar

    Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. Yani birini er geç unutmaya mahkum olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. O kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum. Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum, sadece üzülüyorum, vasıfsız keder.

  14. Fotoşopu kısa zaman da öğrenip para kazanabiliriz?,Öğrendiğimiz fotoşof sayesinde bir grafiker, bir fotorafçı olarak gazete,dergi, kartvizit,log, davetiye,vesikalık fotoraf,web sitesi vs gibi………..işleri kolayca yapabileceğiz. bu ürün sayesinde artık bu işler bize kolay gelecek vede işsiz kalmayacağız.Piyasada diğer fotoşop kurslarına giderek fazla zaman harcamayıp saatlerimiz vermeyeceğiz artık .Onun için bir an önce bu ürünü alarak bir önce öğrenelim altın bilieziğimizi kolumuza takalımve (para kazanalım).

     

     

    http://ekstrakazanc.net

    • 1
      başık
    • 0
      yorum
    • 3883
      görüntü

    Son Başlıklar

    Hürriyet Gazetesi Yazarı Civan Er 'in 23.01.2011 tarihli "Bıçakçım.com" yazısı ..

     

    İlk bıçağınızı alırken

     

    Hangi malzemenin bıçağın ucuyla mı yoksa topuğuyla doğranacağı, bıçağın solaklara uygun olup olmadığı, sapının genişliği... İçinden çıkılması güç bir hâldir bıçak seçimi

     

    Beklenmedik anda ortaya çıkıp içinizde tarifi zor küçük heyecanlar yaratan eşyalarınız olur.

    Yere düz basamayanlar için robot görünümlü botlar, migren ağrılarını hafifleteceği için doktorun tavsiye ettiği ve edinilmesi kaçınılmaz kaliteli güneş gözlükleri meselâ...

    Yeni problemler çağrıştırması gerekirken işe eğlenceli tarafından bakmayı sağlayan ama kısa süre sonra sıkılınca bir kenara atılacağı aşikâr olan oyuncaklar...

    Bıçak da öyledir benim için; mutfak ve yemekle haşır neşir olmaya başladıkça da, alınması gereken o keskin bıçağın önemi günden güne artar, masraf yapmak için önemli bir gerekçe oluşturur. Önemli olan artık yemek pişirmek değil, bir bıçak almaya mecbur olduğunu hissetmekten alınan hazdır çoğu zaman.

    İlkini alırken insanı yol ayrımına sokan bir sürü özelliği vardır her bıçağın. Hangi malzemenin bıçağın ucu mu yoksa topuğu mu kullanılarak doğranacağı, bıçağın solaklara uygun olup olmadığı, sapının genişliği derken, içinden çıkılması güç bir hâl alır seçim.

    Japonlar’ın santoku adını verdiği ve kelime anlamı ‘üç yönlü’ olan bıçaklar doğrama, kıyma ve dilimleme gibi üç farklı işi yapmak için tasarlanır. Özellikle sebze işlemede çok kolaylık sağlayan bu modellerden birini, uzun süredir kullanmama rağmen hâlâ keskinliğinden hiçbir şey kaybetmediği için tavsiye etmek istedim.

    Çakılarıyla ünlü Victorinox’un uygun fiyatlı bu santoku bıçağı, her kullanımdan sonra düzgün bir şekilde masada (bıçak bilemeye yarayan demir çubuk) vurulması halinde amatör kullanıcıları fazlasıyla tatmin edecek kalitede.

    Bıçaklar hakkında ayrıntılı bilgi arıyor ve benzer bir bıçağa nasıl bakım yapılacağını merak ediyorsanız, Ched Ward’un ‘An Edge in the Kitchen’ veya Hiromitsu Nozaki’nin ‘Japanese Kitchen Knives’ isimli kitaplarına göz atabilirsiniz. Nozaki’nin çalışması yalnızca Japon bıçakları ve doğrama teknikleriyle ilgiliyken, Amerikalı Ward bıçak dünyası hakkında geniş perspektifli bir resim çizip Alman, Fransız ve Japon ekollerinin ürettiği farklı modelleri ayrıntılı bir biçimde inceliyor.

    Yukarıda sözünü ettiğim Victorinox bıçakları içinse, internet üzerinden satış yapan www.bicakcim.com sitesine göz atabilirsiniz.

  15. Tabiki ilk önce orjinal ürün olması , daha sonra da fiyatının uygun olması değil mi. O zaman bu tercihler doğrultusunda internet üzerinden alışveriş yapmak hem zaman hem de bütçe anlamında ön plana çıkıyor. Dikkat edilmesi gereken en önemli husus , orjinal parfüm alıp almadığınız. Bunu anlamak için aldığınız parfümün ambalajı , kokusunun etkisi çok öenmli kriterler olarak karşımıza çıkıyor. Orjinal bir parfümün sıkıldıktan sonra tendeki etkisi min 18 saat aynı derecede kalması gerekiyor. Eğer ki sıkıldıktan bir süre sonra etkisi azalıyor ya da kayboluyorsa bilin ki kullandığınız parfüm maalesef orjinal değil. Bu anlamda sizlere tavsiyemiz , FIRSATKOKUSU sitesinden alacağınız parfümlerle ilgili yorumlarınızı mutlaka bu forumda paylaşın. Çünkü %100 orjinal ürün garantisi ile satılan parfümlerin bu bahsettiğimiz riski taşımadığını sizde deneyip göreceksiniz.

     

    Herkese keyifli ve güzel kokulu günler dileriz.

  16. Sabah uyandiginizda,ister calisan bir insan ,ister emekli yada ev kadini,ögrenci,issiz,mutlu mutsuz...ne olursaniz olun.

    "Bu gün, benim icin, yeni bir gün ,bu günümü iyi degerlendirip ,kendime nasil olumlu bir yön verebilirim"

    diye mi düsünüyorsunuz ? Yoksa sarkidaki gibi "rüzgarlara kapilmis kuru yaprak misali" hayatin rüzgarina kendinizi

    birakmis oradan oraya mi savruluyorsunz?

    Eger birinci soruya "Evet ben her sabah uyandigimda bu gün benim icin yeni bir gün..."diye güne basliyorsaniz,o zaman

    dogru düsünüyorsunuz ,dogru yoldasiniz demektir.Siz kendizi gelistirebilir,yasaminizda basarilara ulasabilirsiniz.

    Bunu anlamak icin, icinizdeki enerjinin arttigini ,daha mutlu ,daha huzurlu oldugunuzu hissedeksiniz.

    Ama hayir "Ben her sabah yataktan kalktigimda, aman bu gün de nasil gececek,baska günlerden ne farki var ki,monoton bir

    düzen icinde yasayip gidiyorum" diyorsaniz. O zaman yanlis yoldasiniz...

    Cünkü insanin yasamindaki bir gün ,diger bir güne tam tamina benzemez.Ayni sekilde gecen günler, dikkat edildiginde

    kücük ayrintilarla da olsa birbirinden farkli oldugunu anlarsiniz.

    Günlük yasamda,bu iki tip insani , dikkatli bir göz hemen farkeder:Bakisi ,yürüyüsü ,yüz ifadesi,konusmasi,oturusu...

    bir insanin güne nasil basladigini gösterir.

    Tanrinin insana verdigi" Akil " denen büyük gücü kullanmasini bilenler,her durumda mutlu olmayi becerirler. Bu büyük

    gücü kullanmasini bilmeyenler basarisiz, mutsuz olurlar...Durum bu kadar basit.

    0

     

    Başlığı Paylaş:



×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.