İçeriğe atla






- - - - -

Dilimiz, İnancımız, Irkımız ne olursa olsun ...

Gönderen GeceKuşu, 02 Mayıs 2006 · 822 Gösterim

***

Kendimi ve çevremi algılamaya başladığımdan bu yana farklılıklarımın neler olduğunu sorgulamayı öğrendim…

Sonra kızmayı öğrendim yapamadıklarıma ve yaptıklarımın anlaşılmamasına…

Daha sonra gereksizliğini öğrendim kızmanın…

Bir şeyleri değiştirmediğini..,

Anlaşılmazlığı arttırdığını gördüm…


Daha sonra hoşgörüyü öğrendim ..,

Farklılıklarımızdan dersler almayı..,

Yeni farklılıkları kavradıkça yaşamı daha iyi algıladığımı öğrendim…


Anladım ki en sonunda; farklıda olsak, aynı acılar göz yaşlarımızı akıtıyor..,

Aynı şeylere gülebiliyoruz..,

Farklıda olsak her birimiz bir anadan doğuyoruz…


İnançlarımız farklıda olsa…

Yâda yok oluş nedenlerimiz,

Bir hastalık, bir savaş yada kaza sonrası düşünmeyi yitirince bedenimiz..,

Gördüm ki hepimiz ölebiliyoruz…


Bütün farklılıklarımıza rağmen farklı olmadığımızı öğrendim…

Sonunda kavradım ki;

Dilimiz, İnancımız, Irkımız ne olursa olsun bizler birer insanız…

Ayrımların yanlış, hastalıklı düşüncelerin ürünü olduğunu anladım…


Sonra bir gün bir Afrikalının şu yazdıklarını okudum bir yerde..,

Şöyle diyordu, Afrikalı Siyah insan…

“Sen beyaz adam, beni derimden ötürü bu güne kadar hep horladın…

Kölen yaptın beni..,

Sorgusuz sualsiz öldürdün…

Rengimden ötürü aşağıladın..,

Yaşamımı her koşulda sınırlamak için olmadık şeyler yaptın…"

"Bak beyaz adam ben ..;

Doğarım; Siyah…

Büyürüm; yine Siyah..,

Güneşlenirim; Siyahım…

Üşürüm; Siyahım..,

Korkarım; yine Siyah…

Hastalanırım; Siyahım…,

Ölürüm; hala Siyah

Oysa sen beyaz adam ;

Doğarsın; Pembe..,

Büyürsün; Beyaz,

Güneşlenirsin; Kızarırsın…

Üşürsün; Morarırsın..,

Korkarsın; Yemyeşil olursun…

Hastalanırsın; Sararırsın..,

Ölürsün; Grileşirsin…

Ve sen Beyaz adam sen bana hala UTANMADAN Renkli diyorsun…"

***

Güneşin aydınlık yarınlara doğduğunu gördüm, iyice açınca gözlerimi…

İnsan sevgisinin, ayrımsız olmanın,

Canlı cansız her şeyin değerini bilebilmenin, günlük çıkarlarımızın üzerinde olduğunu..,


Sevgilerimizde çoğalmanın, farklılıklarımızda olgunlaşmanın en büyük değer..,

Kim olursak olalım mutluluklarımızın, birbirimiz de arttığını öğrendim…

***

Ve bütün bunları en içten, duygusal bir anımda yazıyorum içimden geldiğince..,

Ve ben bu ruh halinden çıkıp ta gerçek yaşamın acımasızlığıyla karşılaştığımda..,

Üzdüğümüzü, kırdığımızı, hırpaladığımızı..,

İnanç, dil, ırk ayrımlarını öne çıkararak yok etmeye çalıştıkça birbirimizi


Ben gördükçe bütün bunları..,

Yüzümü hep aydınlığa döneceğim.., Kör olasıya güneşe bakacağım bütün inadımla…

Hiç aklımdan çıkmayacak bütün bunlar, Hatırlayacak ve Hatırlatacağım...


*tna
***






Davalarını bitirip Sevdalarını yaşayanlardansın DOSTUM..:)

Sevdamız İNSAN..bilincin en yüksek olduğu tek KAB..KABe dedikleri senin gönlün benim gönlüm senin düşüncedeki güzel mekanın..bizler çok az miktardayız..taş kömürü değil elmasız..:)

Yaşamadan anlaşılmaz..yaşamak kolay, anlamak yaşamı zordur..hayvanlarda yaşar..yer içer ürer..çevrene bak yaşamsal değerlerin değerini verebilen yaşamı anlamlandırıp hayata bir mana verebilen tek canlı KAMİL İNSAN..:)

kullanıcı görüntülüyor

0 üye, 0 misafir, 0 gizli üye

Resmim

Blogumda Ara-Bul

Son başlıklar

" Aklımızı Kiraya Vermek "

Sizin için sizin yerinize,
bir başkasının düşünmesine,
Sizin adınıza kararlar vermesine izin verdiğiniz zaman,
Kendinizin değil,
onun istediklerini yapmak zorunda kalırsınız...


Ne yaptığın önemlidir.

"Gerçek olan öğrenmektir.
Nereden, nasıl öğrenirsen öğren.
Nereden,nasıl öğrendiğin, diploman,
Hatta neler bildiğin de önemli değil.
Ne yaptığın önemlidir."

Orhan Kemal

BİLİM VE BAĞNAZLIK

Yeni gerçeklerin ortaya çıkması pek çok kimsenin, özellikle iktidar sahiplerinin rahatını kaçırır, dahası tepkisine yol açar. Öyle de olsa, sürüp gelen bağnazlığın militan fanatizmi karşısında en büyük umut dayanağımızbilgelikle birleşen bilgidir.Bilgi edinmede, bilimsel yöntem dışında izlenecek başka bir yol yoktur; bilimin erişemediği bir şeyi bildiğimiz savı safsata olmaktan ileri geçemez. Bertrand Russell

yapraklar dökülmüş bir kez...

Yapraklar dökülmüş bir kez.
İkinci baharı beklemek için
Uzun bir yıl beklemek gerek.

Ama bahar hüzünlü,
Bahar çiçeksiz,
Bahar öksüz gelmekte...

Ve bahar insansız..
Sahipsiz,
Sessiz,
Durgun,
Yaratıcısız...

Umut mu?
Alışılmış,
Düşüncesiz,
Yargısız,
Kuytu,kör,karanlık...
Sağır,dipsiz...

Oysa yaşanılan,
Bilgisiz,
Belgesiz,
Sahipsiz...

Sadece yaşanılmakta olan
Farkındasız...
Meçhule uzanan,
Anlamsız...

Forma Katıldığım ilk gece_Aslında sabaha karşı.

Gece Kuşundan merhaba; Formun müdavimi değerli arkadaşlar, Hepinize ayrı ayrı selamlar... Uzun süredir formu ve sizleri takip ediyorum. Sessiz ve sakin geceler boyunca kendimce ilgi duyduğum konularda siz değerli arkadaşların yazdıklarını okurken çok hoş saatler geçirdim. Sonunda artık benim de forma kayıt yaptırmam gerektiğine inandım ve işte artık buradayım... Genelde, farklı düşünce ve görüşlerde olsanız da o tatlı sert ve düzeyli tartışmalarınızı, sevgi ve saygı yüklü gönül almalarınızı çok sevdim. Gruplaşmadığınızı gördüm, sizi gruplara ayrılmayı teklif edenlere prim vermediğinizi ve işin en güzel tarafı onları da aranıza alıp yönlendirdiğinizi gördüm. Ciddi konularda farklı, esprili konularda yerine göre şakacı yerinde düzeyli olduğunuzu fark ettim. Görüşleri itibariyle, Demokratı, Liberali, Devrimcisi, Ülkücüsü, Ateisti, İnanı, hep birlikte, yaşamı bu forumda inançlarınız doğrultusunda dolu dolu paylaştığınızı sevinç ve saygı duyarak izledim. Hatta Hatta büyük çoğunluğun formun sağladığı özgür tartışma ve bilgi paylaşımını suistimal etmeme bilinci ve sorumluluğunu taşıdığını gözlemledim. Neyse lafı çok uzattık. Kısaca bende aranıza katıldım. Genelde geceleri girdiğim içinde "Gece Kuşu" olarak isim seçtim. Şimdilik bu kadar Okuyan kardeşe sevgiler gönderiyorum. :clover: :clover: :clover: Herkese yaşam mücadelesinde kolay gele....
8 mart 2006 Çarşamba .. 05:10