İçeriğe atla


Gece Yağmuru



Bir Umudum Var....

Gönderen Gece Yağmuru, 21 Şubat 2006 - - - - - - · 503 Gösterim

Tükense de sözler dil de
Yok olsa da ışık gözlerin de
Yolların sonu gelmese de
Benim umudum var bu bana yeter
Hasret ateşini söndüremesem de
Özlemini giderip bir buse veremesem de
Elini tutup terletemesem de
Benim umudum var bu bana yeter
Bir tatlı kelam edemesem de
Sana olan sevgimi dile getiremesem de
Başımı gögsün...


Beklemekten Usanırmıyım Sandın...

Gönderen Gece Yağmuru, 20 Şubat 2006 - - - - - - · 395 Gösterim

Sizin Hiç Babanız Öldü mü ?
Benim Bir Kere Öldü Yıkadılar Aldılar Götürdüler...


Soğuk kış günlerin de sana sarılamamak
Yüreğinde ki o BABA sıcaklığını hissdememek varya
Bu nasıl bir duygudur bilir misin BABA?
Herkes gitse sen beni bırakıp gitmezsin
Terketmezsin...


Gidersen

Gönderen Gece Yağmuru, 20 Şubat 2006 - - - - - - · 355 Gösterim

Gönderilen Fotoğraf

Gidersen bugün bu evden bu can bu hayat düşer gözümden
Ben sana deli divane aşığım
Üzersem bir gün kırarsam verdiğim sözden cayarsam
Alsın bu canı Allahım razıyım
Aşkım sensiz yaşayamam taşıyamam bu canı
Son darbe tek kurşun bitiririm acımı...



Ağır Oldu Biliyorum...

Gönderen Gece Yağmuru, 20 Şubat 2006 - - - - - - · 278 Gösterim

Ağır oldu bu son sözüm sana
Ağır oldu bu son emanetim sana
Bir hayal kırıklığı belirdi
Farkındayım çehrende ki çizgilerin
Bu kadar sinirlenmek niye...
Bilsem paylaşmazdım,söylemezdim benden öte bu sırrı sana
Bunların olabileceğini düşünseydim
Yıkarmıydım hayallerini
Omuzlarına verdiğim yük canını...


Ölüm Ayrılıktan Beter mi?

Gönderen Gece Yağmuru, 20 Şubat 2006 - - - - - - · 337 Gösterim

Acep Ölüm Ayrılıktan Beter mi Sevdiğim...

Bir gün gelir de bırakırsam seni bu yollar da
Tek başına,sancılı ve şiirlerimle başbaşa
Benim için dua et...
Bir gün gelir de hayasız akşamlar da
Adını koyamadığın sevdalara dalarsan
Beni hatırla...
Bir gün gelir de ellerimin yerini yad eller...


Yağmurunu Geceye Gönder...

Gönderen Gece Yağmuru, 20 Şubat 2006 - - - - - - · 311 Gösterim

Gün Senden Işık Alsa da Bir Renge Bürünse,
Ay Secde Edipte Çehrene Yerler de Sürünse..



Hasret dolu sevgilim sana yazıyorum...
Biliyorum her satırı,her cümleyi mıh gibi kazıyorsun beynine
Her mısra da kendini buluyorsun ve bulmak istiyorsun
Biliyorum...
Şair ruhumu derinlerden söküp alan ve...


Vasiyetimdir...

Gönderen Gece Yağmuru, 20 Şubat 2006 - - - - - - · 425 Gösterim

Bir Yüzüm Ayrılığa Bir Yüzüm Hayata Dönük Bugün de Ölmedim Anne...

Bilsen ki kaç gece ve gündüz katili oldum
Kaç zamanın ruhunu çaldım
Bilsen ki Kaç uykusuz zemheri geceler geçirdimde
Bir sana diyemedim sancılarımı...
Her sabah yeni bir umutla başladığım doğan güne
Bir daha ne zaman...


Cevapsız Mektuplar

Gönderen Gece Yağmuru, 20 Şubat 2006 - - - - - - · 501 Gösterim

Soğuk bir kış günü yağan yağmurda
Buğulanmış penceremin ardından yazıyorum sana bu mektubu
Ne yazık ki yine okuyamayacaksın bu yazdıklarımı...
Satırlarıma başlamdan önce demek isterdim ama
Daha ne yazacağıma bile karar veremedim doğrusu
Gözüm masanın üzerine takıldı da
Sana yazdığım ve geri dönen...






kullanıcı görüntülüyor

0 üye, 2 misafir, 0 gizli üye

Blogumda Ara-Bul

Ulu Önder...

Gönderilen Fotoğraf

Dünya Barış Zirvesi..

15 Mart 2030 , Saat 10:00 ' da İstanbul ' da,Erdal DEMİRKIRAN ile birlikte '' Dünya Barış Zirvesinde '' buluşmak üzere...

Fetih Marşı...

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;Kerpetenlerle surun dişleri sökülecekYürü, hala ne diye oyunda oynaştasın ?Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!Sen ne geçebilirsin yardan, anadan, serden....Senin de destanını okuyalım ezberden...Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...Göster : Kabaran sular nasıl yıkar bendini ?Küçük görme, hor görme, delikanlım kendiniŞu kırık abideyi yükseltecek taştasın;Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasınKızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!Delikanlım, işaret aldığın gün atandanYürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan !Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan ....Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin !Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın ?Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!Arif Nihat Asya

Akşam Erken İner....

Akşam erken iner mahpusaneye. Ejderha olsan kar etmez. Ne kavgada ustalığın, Ne de çatal yürek civan oluşun. Kar etmez, inceden içine dolan, Alıp götüren hasrete. Akşam erken iner mahpusaneye. İner, yedi kol demiri, Yedi kapıya. Birden, ağlamaklı olur bahçe. Karşıda, duvar dibinde, Üç dal gece sefası, Üç kök hercai menekşe... Aynı korkunç sevdadadır Gökte bulut, dalda kaysı. Başlar koymağa hapislik. Karanlık can sıkıntısı... Bense volta'dayım ranza dibinde Ve hep olmayacak şeyler kurarım, Gülünç, acemi, çocuksu... Vurulsam kaybolsam derim, Çırılçıplak, bir kavgada, Erkekçe olsun isterim, Dostluk da, düşmanlık da. Hiçbiri olmaz halbuki, Geçer süngüler namluya. Başlar gece devriyesi jandarmaların... Hırsla çakarım kibriti, İlk nefeste yarılanır sigaram, Bir duman çekerim,Kendimi öldüresiye. Biliyorum, "Sen de mi?" diyeceksin, Ama akşam erken iniyor mahpusaneye. Ve dışarda delikanlı bir bahar, Seviyorum seni, Çıldırasıya... Ahmed ARİF

Ölmez Bu Hareket Ölmez Bu Dava..

Gardasim bu iman oldukça sende, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Evvel Allah, sonra senin sayende, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Allah`a kilinçlik yapmis bir irkin, Bu dâvâ son sansi Müslüman-Türkün. Ey felek; tersine dönsede çarkin, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Fransa, Belçika, Hollanda, oy... oy... Avusturya`yi da üzerine koy, Ülkü çiçekleri yetismis boy boy, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Duysun yedi iklim, duysun dört köse! Bu imandir ziyâ veren günese, Bu imân kuzgunu kondurmaz lese, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.Almanya`yi nakis nakis islemis, Isviçre`yi git gör hep karislamis, Bir haber var Libya`da da baslamis, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Avusturalya`da, Ingiltere`de, Türk`ün bulundugu her bir yörede, Sökülmez kök saldi bütün kürede, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Kim demis ki dünya büyük yetmiyor, Dünya artik bu dâvâya yetmiyor, Vallahi üstüne günes batmiyor, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Bes kitada kaç bin ocak tütüyor, Kim bilir kaç milyon nabiz atiyor, Çünkü temelinde nabiz yatiyor, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Ülküdasim; hicret denen göç budur. Bu dâvâ ki devlet budur, tac budur. Bizi böyle birlestiren güç budur. Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Küfür giyabetinde, küfür kastinda, Susma gardas, ne kazandin sustun da? Evliyalar duasi var üstünde, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Türkiye de bu dâvâyi görmemis Köy kaldi mi hangi köye girmemis? Bir vilâyet varmi sehit vermemis? Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Anadolu adli bahçeye varsan. Sehit çikar sehit topragi yarsan. Sehit kani damlar bir yaprak kirsan, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Vataninda mahkûm edilse bile, Çok kalmadi Muhammedî menzile. Bunda da hayir var hele dur hele... Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Biz zindana evveldende düserdik, Tabutluktan çiktik? Mamaga girdik. Günes görmez zindanlarda yeserdik, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Ülküdasim hiç canini sikma sen! Elem çekme, gam, kasefet çekme sen! Kara kara bulutlara bakma sen, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Zaten hep hilâlin kaderi budur. Arada önünde bulutlar durur. Bir rüzgâr esti mi hilal kurtulur, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Bin çiçek açiyor biri soldukça, Daha da gürlesir küfür yoldukça. Yer yüzünde tek ülkücü kaldikça, Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ. Degis-tokus olur bir gün külâhlar! Önünde egilir bütün silâhlar. Senin gardas senin nurlu sabahlar, Ölmez bu hareket, ölmez bu dava Kâdir Mevlâm Basbug`umu sakla Sen! Çilesini bu Arif`e yükle Sen! Arif`in ömrünü Ona ekle Sen! Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ...Ozan Arif...

Sakarya...

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya: Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir: Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir. Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat: Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne? Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine: Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur. Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur. Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük? Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!.. Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal, Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan: Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan! Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân; Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an! Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu? Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna? Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler. Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya. Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su: Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek: Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek? Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl! Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl! Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun, Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız; Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz: Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz! Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya: Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!Necip Fazıl KISAKÜREK

Etiketler

    Sabahlar Uzak...

    Sabahlar uzak bu sevda tuzak banaÇok zaman geçti sabrım yok yarınlaraKaçıncı hasret,kaçıncı yalnızlığımSigaramın ucundaŞimdi yanımda yanımda olcaktınBıraktın beni sevda yokuşlarındaKuşlar uçurdum akşamdan sabahlaraSigaramın ucunda yanar hasretinVurur can evimden ellerime kelepçeler vururGel vefasız,gel vicdansızÇağırmazdım acil olmasa,Gel insafsız,ah kitapsızYanıyorum arzularınlaAynalarda gözyaşım varAğladıkça yangın çıkar gözyaşlarımdaGerçekten inanıp sevseydin beniBöyle sabahları beklermiydim hiçÇoktan yanımda olurdun çoktanGece üç beş nöbetlerine dikmezdin beniSensiz kaldığım ilk günden beriİçimde bir umut vuslata dairAkşamları imzaladım gözyaşlarımlaSeni aramıyor seni sormuyorsamBu senden vazgeçtim demek değildirBir daha böyle sevecek olsamBir kalemde silerdim seni