İçeriğe atla






- - - - -

HELİN

Gönderen Mirim, 16 Aralık 2014 · 1.145 Gösterim

Son'a bir damla kan kala ağızlarda
Yaşam, firar; ölüm merhabadır.
Sevdadan evvel sarfiyatınadır kulluğunuz.
Cümle alem bilsin ki;
Kalemimi tutuşturan Tanrının adıyla
Seven/ler m a s u m d u r...!

Puştluğun anlam bulduğu dünyada, tanımsızlaştı can veren sevmişliğim.
Ben yaşamı nasırından tanıdım Helin.
Ahiri belli bu silinmişliğin..

Isırgan takvimler ansızlığın donukluğuna katıldı.
Panzer gibi gürültülü, yıkıldılar üzerime.
Mevsimler Helin, kahırlar için birleştiler
Vadesi kısaltılmış ilkbahara, s i n s i c e..!

Gözlerin buraları sevmedi.
Bakışların Helin, bir semt pazarında
Tüm eşantiyon alıcılar, çıkar amaçlı satıcılar
Ve bir terazinin kefesinde haksızca
Sevdasını tarttıran iki can arasında
Adını mahşer koyduğuna, şiirleri üzerine yemin ettiğin şairin
-Azrail, o Azrail
Ölüme yazıyor kalemi
V a h a y f a...!

Puştluğun anlam bulduğu dünyada, tanımsızlaştı can veren sevmişliğim.
Ben toprağa aşık oldum Helin
Ahiri belli bu sessizliğin..

Bulut dedi ki; Gül'ü kopartırsan yağdırmam..
Teninde bırakırım gri'liğimi
-ki renksizdir, göremezsin
İyisi mi ı s l a n...!

Şükür ettim
Kanatılmışlığı sol elimle okşadım.
Sağ memesinden içtim cüzzamlı bir gezginin.
Avuç içim fal yoksunu, sızlıyor kaderim.
Toprak gibi kokum, dilim ve inan Helin, inan bana
Aşk vermeyen topraktan da ş i k a y e t s i z i m....!

Düşüncelerime özgürlük verilecekmiş bu sene--nutuk işte..!
Aklım,güneşinin hürriyeti misali kararmakta
Sıcak ve kurak ve bereketsiz ve güvercin kanı ve yoksulluk ve ölüm
Ve alabildiğine pas içinde
Lakin güneşine senin, siyah yerine Helin
Bir başka gün pozunda
Sarı gülüşlü çocuk verilmişti--a n ı m s a..!

Şimdi o göğsündeki sızıyı
Bir kızıl kısrak tepmesi bilir.
Ben bu sevdada kaç kere kara'ya çaldım Helin(!)
Bana teni tazelenmeyen bir gök g e t i r...!

Puştluğun anlam bulduğu dünyada,tanımsızlaştı can veren sevmişliğim.
Ben yokluğuna secde ettim Helin
Ahiri cehennem bu hikayenin..

Nur'landı günahıma cilalanan, inancımdan akan özlemim,çığ oldu yitikliğin
Ruhumu taşıdı ellerin-serçe parmağıyla Araf'a
Ben çok gece öldüm Helin.
Aşk kere diriliyorum.
Bu ne cehennem, bu hangi öpüşte içtiğim günahın bedeli(!)
Bu hangi yelkovandan, tıkırdayan intihar gibi
Yüreğimi ç a l d ı r a n...!

Yeter Helin yeter..
Çıkıp kaldırımlarda temizleyeceğim bedenimi
Sen bana bir dua,
Bir şehadet,
Ve yaşın kadar tövbe g e t i r..!

Ve baldırı çıplak dünyanın giyinik insanları
Dinleyin gözlerimden taşan çığlığı...

Unutmuştum.
Unutmuştum ki; doğdum.
Doğarken çıtırdadı adı konulmamış yarınım.
Rüzgar dağıldı alnıma
Toz savurdu gözlerime, iliklerime
Kızgınlığıma yandım.
Yüzümü kızıl şafakta yaktım.
Dağıldım bu adisyonsuz sevda da.
Yalana ve ihanete ve öfkeye ve pisliğe
Son nefeste kapattım ( c a n ) e v i m i...!

Sen Helin sen...
Ört beni güneşe ahımla
Ört beni, gün ah'larımla

...Kayıbım Helin..

Çünkü varlığının boğulduğu denizlerde
Kıyıya ulaşamadı sol y e r i m..!


F.E




Temmuz 2017

P S Ç P C C P
     12
3456789
10111213141516
171819 20 212223
24252627282930
31      

Son başlıklar

kullanıcı görüntülüyor

0 üye, 0 misafir, 0 gizli üye

Etiketler

    Blogumda Ara-Bul

    Etiketler

    Twitter

    Son Ziyaretçiler